SUSURLUK HAVZASI’NIN YÜZDE 82,6’SI RİSK ALTINDA

SUSURLUK HAVZASI’NIN YÜZDE 82,6’SI RİSK ALTINDA

İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa araştırmasına göre Susurluk Havzası’nın yüzde 82,61’i iklim değişikliği ve insan faaliyetleri nedeniyle yüksek risk altında bulunuyor; kentsel yayılma ve arazi kullanım değişimleri havzanın kırılga

İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa araştırmasına göre Susurluk Havzası’nın yüzde 82,61’i iklim değişikliği ve insan faaliyetleri nedeniyle yüksek risk altında bulunuyor; kentsel yayılma ve arazi kullanım değişimleri havzanın kırılganlığını artırıyor.

"İklim Değişikliği ve İnsan Baskısı Tehlike Oluşturuyor"

İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Orman Fakültesi Orman Mühendisliği Bölümü öğretim üyeleri Prof. Dr. Yusuf Serengil ve Dr. Mustafa Aytekin, Susurluk Havzası’nın iklim değişikliği ve insan faaliyetlerine karşı kırılganlığını çok kriterli değerlendirme yöntemiyle inceledi. Araştırma, havza bazında gerçekleştirilen ilk kapsamlı çalışma olma özelliği taşıyor ve arazi ile havza özelliklerine dayalı doğru, sürdürülebilir kentsel planlama için rehber niteliği taşıyor.

Havzanın Yüzde 82,61’i Yüksek Riskli

Çalışmada, iklimsel, çevresel ve sosyo-ekonomik göstergeleri kapsayan 28 farklı kriter kullanılarak toplam kırılganlık puanı hesaplandı. Sonuçlar, Susurluk Havzası’nın yüzde 82,61’inin yüksek risk grubunda olduğunu ortaya koydu. Kentsel yayılma, arazi kullanım değişimleri ve su kaynakları üzerindeki yoğun insan baskısı, havzanın kırılganlığını artıran başlıca faktörler olarak öne çıktı.

Havzanın yüzde 17,39’u ise kırılgan olarak sınıflandırıldı; bu alanlar henüz kritik eşiğe ulaşmasa da baskılar devam ederse kısa sürede yüksek risk grubuna geçebilir.

Su Kalitesi Bulgularla Doğrulandı

Araştırmanın dikkat çekici bir yönü, kırılganlık puanlarının sahadan elde edilen ekolojik su kalitesi göstergeleriyle yüksek düzeyde örtüşmesi oldu. Elektriksel iletkenlik, bulanıklık, çözünmüş oksijen, nitrat, amonyum ve fosfat gibi parametreler üzerinden değerlendirilen su kalitesi verileri, çalışmanın doğrulayıcı göstergesi olarak kullanıldı. Prof. Dr. Serengil, “Yanlış tarım uygulamaları, yoğun yerleşim ve yol gibi insan baskıları arttıkça su kalitesi hızla bozuluyor. Bu ilişki, kırılganlık analizinde temel bir indikatör olarak ele alındı” dedi.

Ormanlar Havzanın Dayanıklılığını Artırıyor

Çalışmada öne çıkan bir başka bulgu, orman varlığının havzanın dayanıklılığı üzerindeki belirleyici rolü oldu. Ormanlık alanların yoğun olduğu bölgelerde su kalitesinin iyi, erozyonun düşük ve arazi kullanımının sağlıklı olduğu gözlendi. Prof. Dr. Serengil, “Ormanlar yalnızca su kalitesini iyileştirmiyor, aynı zamanda mikroiklimi düzenliyor, erozyonu azaltıyor ve genel dayanıklılığı artırıyor” ifadelerini kullandı.

İklim Değişikliği ve Kentsel Planlama İçin Önemli Veri

Araştırma, Susurluk Havzası’nın İstanbul ve İzmir arasında stratejik öneme sahip bir alan olduğunu vurguluyor. Prof. Dr. Serengil, “Hangi havzanın daha kırılgan, hangisinin daha dayanıklı olduğunu ortaya koyabilirsek, havza ve arazi özelliklerinin kırılganlık ve dayanıklılığı nasıl etkilediğini de anlayabiliriz. Bu veriler, uygun arazi planlamasına imkan sağlar” dedi.

Araştırma çıktıları, havza ölçeğinde mekânsal planlama, kentsel gelişim kararları ve iklim değişikliğine uyum stratejilerinin geliştirilmesi açısından bilimsel bir temel oluşturuyor.

Türkiye Geneline Yaygınlaştırılabilir Bir Yöntem

Serengil, geliştirdikleri yöntemin, havzaya özgü yeni parametrelerin eklenmesi ve yıllık olarak güncellenmesi halinde Türkiye geneline yaygınlaştırılabileceğini söyledi. Böylece kırılgan ve dayanıklı bölgeler net bir şekilde ortaya konabilecek ve iklim değişikliği ile insan baskılarına karşı daha dirençli planlamalar yapılabilecek.



Anahtar Kelimeler: SUSURLUK HAVZASI’ YÜZDE ALTINDA
  • Cuma 5.5 ° / -4.5 ° Güneşli
  • Cumartesi 10.2 ° / -1.3 ° false
  • Pazar 13.6 ° / 10.1 ° Bölgesel düzensiz yağmur yağışlı