Cumhuriyetçiler!
Bütün yurtseverler!
Bütün demokratlar!
Ülkemizde uzun bir süreden beri olduğu gibi bu koşullarda, her şeyden önce ve de en başta gelen birinci görev, Atatürk'ten emanet bağımsızlığın, laik-demokratik Cumhuriyetimizin ve kazandırdıklarının, bütün çağdaş birikimlerin, temel hak ve
özgürlüklerin,
yurttaşlık onuru ve toplumsal barışın ve ulusal birliğimizin, gelecek ümitlerimizin yeniden kazanılması ve yeniden kurulmasıdır.
Uzunca bir süreden beri, bugün gelinen noktada, birinci görevin gereği olarak, iç yapıda, bu büyük amaca hizmet etmeyen,
gereğinden fazla ve orantısızca adeta ölümüne rekabet hesapları derdiyle, kuşun kanadının suya
değip değmediği,
meleklerin cinsiyeti, armudun sapı, üzümün çöpü ile orantısızca
meşgul olmamak ve gündemden çıkarmaktır.
Arabayı atın önüne koymamaktır.
Çünkü sorun ortadadır ve
tehlike açıktır.
Atatürk cumhuriyetinin bütün çağdaş kazanımları,
laik toplum ve yaşam tarzı,
vazgeçilmezimizdir.
Varlığımızın ve geleceğimizin yegane temeli
budur.
Bu temel, hepimiz için, her birimiz için tek vazgeçilmezimizdir.
Bizi bu temelden mahrum etmek isteyen, iç ve dış güçler, hep bulunmuştur ve bulunmaktadır.
Aziz Atatürk'ün büyük
söylevinde belirttiği gibi:
"Yurttaş olarak ve
yurtseverlik adına, vazifeye atılmak için, içinde bulunulan durumların zorlukları düşünülmemeli.
Bağımsızlık ve cumhuriyete kastedenler, her zaman, çok güçlü gibi görünebilirler.
Cebren ve hile ile cumhuriyetin bütün kalelerini zaptetmiş olabilirler.
Daha da vahim olanı, iktidar sahipleri gaflet, dalalet ve hatta hıyanet içinde de bulunabilirler.
Hatta, şahsi menfaatlerini, her şeyin üstünde de tutabilirler.
Millet, halk, toplum, umutsuzluk ve çaresizlik içinde bitkin düşmüş de olabilir.
İşte bu durum ve koşullar altında dahi vazife; anayasal ve demokratik haklarımızı kullanarak ülkemizi, bağımsızlık ve cumhuriyeti,
özgürlükçü demokrasiyi, hakkı, adaleti, hukuku savunmak ve yeniden kazanmaktır.
Bugün bu amaca giden yolda, Türkiye Cumhuriyetini kuran Cumhuriyet Halk Partisi, en büyük ve en güçlü, tek siyasal yapıdır.
Cumhuriyetin ve demokrasinin, özgürlüklerin yeniden kazanılması, ekonomik gelişmenin ve adaletli gelir dağılımının gerçekleştirilmesi adına bugün her şeye karşın en gerçekçi yol, ilk seçimlerde,
Cumhuriyet Halk Partisi'nin
iktidarı devralmasıdır.
Ülkenin, cumhuriyetin ve demokrasinin önünü kesen tekçi rejimin yeniden parlamenter demokrasiye dönüşmesi için birinci görev, cumhuriyetin ve demokrasinin kurucu partisi Cumhuriyet Halk Partisi'nin, ilk seçimlerde iktidara taşınmasıdır.
Bu görev kaçınılmazdır.
Cumhuriyetten ve demokrasiden yana olan bütün yurttaşların, demokratların omuzlarındadır.
Vebali de yanı başında durmaktadır.
