Sibel ÇAYLAK SARI


EKRANLARDA UNUTULAN AİLE SICAKLIĞI

Bir zamanlar sobanın çıtırtısıyla ısınan evlerde, tüm aile hep birlikte televizyon karşısına geçip, güçlü olmanın, sadece iyi olmakla mümkün olduğunu anlatan filmleri izlerdik.


Bir zamanlar sobanın çıtırtısıyla ısınan evlerde,  tüm aile hep birlikte televizyon karşısına geçip, güçlü olmanın,  sadece iyi olmakla mümkün olduğunu anlatan filmleri izlerdik. 

O filmlerde ya da dizilerdeki  abiler, ablalar, birbirine tutunan aileler;  sevginin gücünü, affetmenin kıymetini, aile bağlarımızı ne kadar güçlü tutarsak, her şeyin üstesinden nasıl kolaylıkla geleceğimizi anlatırlardı. 

Mesela,  Münir Özkul ve Adile Naşit’in turşucu bir çifti canlandırdığı “Neşeli Günler” filminde, yalnızca bir aile kavgası ya da ayrılık yoktu. Sevginin gücü, affetmenin kıymeti, çocukların bir evi ayakta tutan gerçek bağ olduğu, ince ince işlenirdi. 

 Hulusi Kentmen, bıyığını şöyle bir burup gülümseyince, biz de onunla birlikte gülümserdik. Sert görünüşünün altında, pamuk gibi bir kalbe sahip Hulusi dedemizin, merhameti ve adaletiyle, sevenleri kavuşturacağını bilirdik .

Münir Özkul,  “ “Bizim Aile”, “Aile Şerefi” gibi filmlerde oynadığı baba rollerinde öyle bir cümle kurardı ki, gerçek gücün makamla, parayla değil, doğru bir kalbin yüceliğiyle mümkün olduğunun dersini alırdık. 

 “Selvi Boylum Al Yazmalım”  filminde, sevdiği İlyas’la gitmedi diye,  Asya’ya kızdıysak da, hak verdik daha sonraları. Çünkü, sevgi emekti, sevgi Cemşit’ti.

 Eski filmler ve diziler, bizim gibi, bu ülkede yaşayan büyük çoğunluk gibi, sıradan insanların, sıradan yaşamlarıydı. Filmlerin kahramanları  sahiciydiler. Dayanışma kültürü, aile sıcaklığı, komşuluk temaları işlenirken, güçlü olmak, başkalarını ezerek değil,  doğru olanı yapabilmekle ölçülürdü.

                Şimdi öyle mi peki? 

 

                “Bizimkiler” dizisinin ağzı bozuk, sert, ama aynı zamanda gariban dostu bir vicdan taşıyan Katil Yavuz’u, “Perihan abla” dizisinin, tüm mahallenin yardımına koşan Perihan ablası yok artık.  Perihan’a gönülden aşık, biraz saf, ama sevgi dolu kalbi olan Şakir gibi, hemen hemen hepimizin mahallesinde rastlanılan Meraklı Melahat gibi, gerçek karakterler  yok.

 

                Herkes lüks içinde. Her dizi kahramanının evi boğazı görüyor. Devasa bahçeli villalar, son model pahalı arabalar, dizilerin olmazsa olmazı. 

 

Aile kavramı, en mahrem sınırlarıyla birlikte reyting malzemesine dönüşmüş durumda. Entrika, ihanet, para ve gösteriş içindeki kahramanların aile içindeki ensest ilişkileri, eşlerin birbirlerini aldatması, romantize edilerek normalleştiriliyor. 

 

                Gençlerin idealleri, hayalleri, emekleri görünmez kılınırken, aşiretler, mafyalar, sözde ağalar, adalet dağıtıyor.

 

                Şiddeti meşrulaştıran, ihaneti sıradanlaştıran, lüksü tek hedef sunan diziler, gençlerimizi her geçen gün biraz daha fazla zehirliyor. 

 

                Dün bize “iyi ol, dürüst ol, paylaş” diyen ekran; bugün “güçlü ol, ne pahasına olursa olsun kazan” diye fısıldıyor.

                

                Eskiye özlem duymamız sadece  nostalji değil,  bir vicdan arayışıdır. Bugün en çok ihtiyacımız olan şey de , gösterişli hayatlar değil,  iyi kalabilmenin hikâyesidir.

 

 

                

 

 

            

 

  • BIST 100

    16407,98%-1,86
  • DOLAR

    43,61% 0,18
  • EURO

    51,44% 0,17
  • GRAM ALTIN

    6814,41% 1,24
  • Ç. ALTIN

    11644,36% 0,00
  • Cuma 14.6 ° / 8.9 ° Orta kuvvetli yağmurlu
  • Cumartesi 16.9 ° / 8.4 ° Orta kuvvetli yağmurlu
  • Pazar 11.5 ° / 6 ° Orta kuvvetli yağmurlu

Balıkesir

06.02.2026

  • İMSAK 06:40
  • GÜNEŞ 08:05
  • ÖĞLE 13:28
  • İKİNDİ 16:15
  • AKŞAM 18:40
  • YATSI 20:00