Öyledir, liderler bazan da baskıcı yönetimlerin eseridir.
Baskıcı, ezici, zulümkar uygulamalar, sonunda toplumsal, siyasal liderlerini de üretir.
Gerisi ise çorap söküğü gibi gelir.
Baskıcı iktidarlar için de artık bir kısır döngüye girilir.
Baskıyı attırdıkça toplum daha çok bilenecektir.
Toplum bilendikçe de daha da çok direnecektir.
Direndikçe öğrenecektir.
Sonunda artık iş bir yere gelir.
Onca kötülükleri yapanlar, ne yaparlarsa da yapsınlar, artık nafiledir, beyhudedir.
O, ilk başlarda, yalnızca İstanbul'un belediye başkanı Ekrem İmamoğlu'dur.
Sonunda o İmamoğlu artık, milletin oğlu olur.
Milletin oğlu, İmamoğlu olur.
İstanbul Belediye Başkanlığını kazanınca, önce iptal ettiler.
Ne yaptılarsa engelleyemediler.
Sonra bir "ahmaklık" uydurması ile başlamak, sonra da koca İstanbul'un üçüncü kez seçilen, şimdi de artık Türkiye'nin cumhurbaşkanı olması milletçe beklenen Ekrem İmamoğlu'ndan kurtulmak!
Bütün bunları da millete yutturmak?
Artık kim yutar ki?
Hele hele en sonuncusu "İmamoğlu, sen neden üniversite bitirdin?" sorusu!
Diplomasını iptal edip, cumhurbaşkanı adaylığına engel olma.
Araştırma üstüne araştırma, soruşturma üstüne soruşturma, dava üstüne dava...
Yaz, ceza üstüne ceza!..
Aman aman aman!
Millet, anayasayı yok sayan, var olan yazılı hukuku arkadan dolanan her türlü ayak oyununun farkındadır.
Tırı vırı bir "ahmaklık" üzerinden başlayıp, İmamoğlu'na durmadan şike, hile, dolap ve tertip ile onlarca akıl almaz planlar, kumpaslar kurulması, aslında neredeyse çeyrek yüzyılın, hukuk ve adalet karşısındaki sefaletidir.
Yazık ki çeyrek yüzyıllık bir iktidar, bu işlere tenezzül edilebilmektedir.
Özeti, hukuksuzlaşma, yoksullaşma, otoriterleşmedir.
Çok açık ve belli ki hakim siyaset, iyice "gemi azıya almış" görünmektedir.
Ancak bilememekte ve görememektedirler ki bütün bu amansız baskılar, saldırılar, kumpaslar, akıl almaz haksızlık, hukuksuzluk karşısında İmamoğlu, 16 milyon İstanbul halkı ile birlikte artık bütün milletin vicdanı haline getirilmiştir. Milletin yüreğindedir, bilincindedir.
Cumhuriyetin kurucu partisi CHP'nin ve milletinin güvencesindedir.
Millet iradesi ve demokrasi sayesinde iktidara gelenler, milletin sevgilisi haline gelen İmamoğlu ile sandıkta başedemeyeceklerini bildiklerinden, bu yüzden ne yapıp edip önünü kesebilmenin peşindedirler.
Bu durumda ve bu koşullarda, onca haksızlık ve ve onca hukuksuzlukla artık İmamoğlu'nu demokrasinin ve millet iradesinin bir sembolü haline kendileri getirdiler.
Sandıkta yenemeyeceklerini bildikleri İmamoğlu'nun, göz göre göre, bütün milletin, cümle alemin gözleri önünde, açık açık önünü kesmek istemektedirler.
Yaptıkları ile milletin vicdanını isyan ettirmektedirler.
Millet, bütün vicdanı ve yüreğiyle, sevgili belediye başkanı ve geri dönülmez yoldaki cumhurbaşkanı adayı İmamoğlu'nun, büyük bir dayanışma ile sonuna kadar yanındadır, arkasındadır.
İmamoğlu artık oldu, milletin oğlu.
Milletin oğlu, İmamoğlu...
Millet İmamoğlu ile omuz omuza, meydanlarda hukuku savunmaya koşmaktadır.
Her şey, elbette çok güzel olacaktır.
İmamoğlu artık milletin kaderinde vardır ve bu kaçınılmazdır.
Artık milletin vicdanında yerini almıştır.
İmamoğlu oldu, milletin oğlu.
Milletin oğlu, İmamoğlu.
Ekmek kadar temiz, su gibi duru...
Galaxy cihazımdan gönderildi


