Son günlerde bazı siyasetçilerin hangi kitapları okuduğu epey konuşuluyor.
Okudukları kitaplardan hareketle;
Hangi düşünce dünyasından beslendikleri,
Hangi değerleri ve ilkeleri benimsedikleri,
Hangi ideolojiye sahip oldukları konusunda değerlendirmeler yapılıyor.
Siyasal kararlarını şekillendiren çeşitli yorumlar, çıkarımlar yapılmaya çalışılıyor.
Böyle bir çıkarım ne kadar doğru olabilir, bilmiyorum.
Bir insanın hangi kitabı okuduğuna bakarak onun düşünce dünyası hakkında kesin hükümler vermenin çok sağlıklı olmadığını düşünüyorum.
İnsan bazen eleştirmek için,
Bazen meraktan,
Bazen de tamamen farklı bir bakış açısını anlamak için kitap okuyabilir.
Bir kitabı okumak, o kitaptaki fikirleri benimsediği anlamına gelmez.
Kitaplar, çoğu zaman insanın zihninde yeni sorular açsa da o soruların cevabı herkes için farklı olabilir.
Yine de okunan kitaplardan bazı küçük ipuçları çıkarabiliriz.
O kişi düşünce kitapları mı okuyor, tarih mi okuyor, yoksa hiciv ve edebiyat mı?
Bu tercihler onun dünyayı nasıl anlamaya çalıştığına dair ufak izler bırakabilir.
Ama bu izler kesin yargılara dönüşmemeli…
Hangi kitabı okumaktan ziyade, okuduklarından ne anlıyor hayatına nasıl uyguluyor ona bakmak lazım.
Yıllar önce bir keresinde ben de Belediye Başkanı Tahsin Bozoğlu’na okuduğu en son kitabı sormuş; “Aziz Nesin’in ‘Zübük’ kitabını” yanıtını almıştım.
Cevabı duyunca gülmüştüm…
Çünkü aklıma defalarca izlediğim Kemal Sunal’ın aynı adlı komedi filmi gelmişti.
Ama daha sonra düşündüğümde,
Tahsin Bozoğlu gibi siyasetin içinde olan birinin, Zübük gibi hiciv dolu bir filmin romanını okuyor olması aslında çok şey anlatıyor olabilirdi.
Tahsin Başkan bir mesaj mı veriyordu?
Kitabı hemen sipariş etmiştim.
Aziz Nesin’in Zübük’ü,
Siyasetteki çıkar ilişkilerini,
Popülizmi,
Halkın duygularını sömürerek yükselen bir siyasetçi tipini alaycı bir dille anlatır.
Romanın başkahramanı, bulunduğu ortama göre şekil değiştiren, sözünü kolayca çeviren ama yine de bir şekilde halkın gözünde “başarılı” olmayı beceren bir tiptir.
Kitabı okurken insan ister istemez siyasette bazı şeylerin hep aynı olduğunu, hiç değişmediğini fark ediyor.
Yıllar geçiyor,
İsimler değişiyor,
Dönemler değişiyor…
Ama insanın zaafları çoğu zaman aynı kalıyor…


