1867 yılında bugünlerde doğan, özgürlük ve aydınlanma şairi olan Tevfik Fikret, 159 yaşında.
İyi ki doğdun Tevfik Fikret.
Düşünceleri, eylemleri, şiirleri ve aydın davranışıyla kurtuluş savaşımızın, bağımsızlığımızın, Cumhuriyetimizin mimarı, önderi Mustafa Kemal'in beslendiği pınardır Tevfik Fikret.
Özgürlük ve aydınlanma bayrağını, başta Cumhuriyet aydınlarına olmak üzere kendisinden sonraki kuşaklara aktarmayı başaran bir büyük öncü aydındır Tevfik Fikret.
Ülke, emperyalist devletlerin açık pazarı haline gelmiş, soyulmuş, borçlandırılmış, çürütülmüşken; toplum her bakımdan çökmüş ve çaresizken; ülkenin doğal kaynaklarına, demiryollarına, limanlarına, madenlerine, telefonuna, bankacılığına, ticaretine, tarım işletmelerine el koyup sömüren, ülkenin ekonomisini ve maliyesini ele geçirip denetleyen uluslararası emperyalist bir kumpas olan "kapitülasyonlara" bir başkaldırıdır Tevfik Fikret.
Bu başkaldırının doğurduğu bir umut bayrağıdır.
Sömürülen, baskı altında bulunan ve yoksulluk, cehalet, gerilik içindeki bir ülkenin düşünen ve sorgulayan; kimi zaman karamsar, küskün, çoğu zaman coşkulu, umutlu; ama her zaman başkaldıran insan, aydın, şairidir o.
Baskının, adaletsizliğin, zorbalığın, yoksunluğun, yoksulluğun yanında bu toplumsal faciayı süsleyen şatafatın, gösterişin; dökülen gözyaşlarına karşı duygusuzluğun, katil kulelerin, zindanların, zindanlı sarayların, kibirli sütunların, şanlı yapıların, yükselme kapısına çıkan yol sayılan ayak öpmelerin, silahlanmış korkunun, mahkemelerden sürekli sürülen hakkın, vicdanlara kadar uzanan meraklı uzun kulağın, tiksinilen, aşağılanan ulusal çabaların, kılıç ve kalemin, siyasal tutsaklık döneminin şairi Tevfik Fikret.
Ağır baskılar altında, büyük toplumsal çöküntü ve toplumu saran, sarsan büyük umutsuzluk karşısında:
"Millet yoludur, hak yoludur tuttuğumuz yol;
Ey hak yaşa, ey sevgili millet, yaşa... Var ol!.."diyendir.
"Zulmün topu var, güllesi var, kalesi varsa /
Hakkın da bükülmez kolu, dönmez yüzü,
Her gecenin gündüzü vardır."
"Yeter olsun artık bu alçak zulüm ve cehalet düzenine..." dizeleriyle bir başkaldırı ve umut çığlığı olurken;
"Doğru at adımlarını; /
Düşün; bugünkü adımlar hazırlıyor yarını!" derken de yol gösterendir.
Tüm zamanların baskıcı yönetim anlayışına karşı bir tavır, bir başkaldırı, bir eleştiri; bir özgürlük ve eşitlik arayışı ve çığlığıdır onun şiirleri:
"Bir uğursuz dönem yine çiğnendi yeminler; /
Çiğnendi yazık ulusun yüksek umudu, /
Kanun diye topraklara sürtüldü alınlar; /
Kanun, kanun diye kanun tepelendi... /
Boşuna çığlıklar yine, boşuna bu inilti!",
"Millet yaşamaz, hakka özlemle solurken, /
Sussun diye vicdanına yumruklar inerse; /
Aldatılıp korkutmayla titrer ve sinerse; /
Millet yaşamaz, onun toplumu boğulurken!",
"Düşsün sana, zorbalığa, kapılıp eğilen baş, /
Kopsun, seni bir hak diye alkışlayan eller!.."
"Yazık!.. Hep yanılgı mı bu milletin yazgısı?", diye haykırıp
"Kulluğun nedir gereği?" diye soran dizelerle;
"Evet, sabah olacaktır, sabah /
Geceler sürmez kıyamete kadar..." dizelerinde umutla dolu olan Tevfik Fikret,
Karanlık baskı döneminin "fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür”şairidir.
Özgür bir toplum özlemiyle, saltanata, hilafete karşı olan Fikret, "gençlik" kavramını ilk kez edebiyata katar:
"...Yarınlar senin; senin bu devrim bu yenilik /
Her şey senin değil mi zaten, sen ey gençlik!..." dizeleri onundur.
Devrimci bir bakış açısı; ileri bir özgürlük anlayışı, kulluğa karşı kardeşlik, donmuş kalıplar yerine aklın ışığı, bilimsel düşünüş, insancı bir dünya anlayışı, Fikret'in düşünce dünyasının temellerindendir.
Bütün yurttaşların eşit olduğu bir toplum arayışında olan Fikret, milletin ve bireylerin arasına kin, nifak sokan her türlü ayrılık gayrılık anlayışlarına; inanç kışkırtıcılıklarına da şiddetle karşı çıkar.
“…O, devrimci bir şairdir; zamanının haksızlığı ve geriliği ile savaşmıştır.
Ben devrim ruhunu ondan aldım.
O, hem büyük şair, hem de büyük bir insandır.
Başka hangi şair böyle güzel ve devrimci şiirler yazmıştır?" diyen Mustafa Kemal’in ilham kaynaklarındandır Fikret.
Tevfik Fikret'in düşüncelerini benimsemek, sevmek; insanı, insancıllığı sevmek; özgür, demokratik, aydınlık ve laik toplum yaşamından yana olmaktır.
İyi ki doğdun.
Çok yaşa Tevfik Fikret...
