Milli Mücadele'nin en zorlu dönemlerinden biri olan 1920 sonları ve 1921 başları, Anadolu hareketinin hem iç isyanlarla hem de dış müdahalelerle mücadele ettiği bir süreçtir. I. İnönü Savaşı, Batı Anadolu'daki Yunan ilerleyişini durdurmak amacıyla kurulan düzenli ordu'nun ilk ciddi sınavıdır. Yunan ordusunun 'keşif taarruzu' dediği savaş, Türkler için aslında bir ölüm-kalım mücadelesiydi.
Mondros Ateşkes Antlaşması sonrası başlayan işgaller karşısında halkın kendini savunma amacıyla kurduğu Kuva-yi Milliye birlikleri, düşmanı yavaşlatmakta başarılı olsa da kesin bir zafer kazanmak ve işgali sonlandırmak için yetersiz kalmaktaydı.
TBMM Hükümeti, devlet otoritesini sağlayabilmek ve Yunan ordusu gibi donanımlı bir güce karşı koyabilmek için düzenli ordu kurulması kararını aldı. Bu süreçte Batı Cephesi Komutanlığı ikiye ayrılarak Albay İsmet (İnönü) Bey ve Albay Refet (Bele) Bey görevlendirildi. Yunan kurmay heyeti, Türk ordusunun henüz kuruluş aşamasında olmasını ve aynı dönemde patlak veren Çerkez Ethem İsyanı'nı fırsat bilerek taarruz kararı aldı.
Yunan ordusu, Bursa ve Uşak bölgelerinden hareketle Eskişehir'i ele geçirip demiryolu hattını kontrol altına almayı ve Ankara'ya giden yolu açmayı hedefliyordu.
6 Ocak 1921: Yunan ordusu, Bursa ve Uşak bölgelerinden iki kol halinde harekete geçti. Ana taarruz kolu Bursa üzerinden, Kestel-İnegöl istikametinden geldi.
7-8 Ocak 1921: Yunan kuvvetleri, Türk örtme kuvvetlerini geri atarak İnegöl ve Yenişehir'i işgal etti.
9 Ocak 1921: Savaşın en şiddetli evrelerinden biri yaşandı. Yunan ordusu sayısal üstünlüğünü kullanarak Türk savunma hatlarını yardı.
10 Ocak 1921: Savaşın kaderinin belirlendiği gündür. Yunan ordusu, Türkleri tamamen imha etmek için İnönü mevzilerine tüm gücüyle yüklendi.
11 Ocak 1921: 10 Ocak'ı 11 Ocak'a bağlayan gece ve sabahında beklenmedik bir gelişme oldu. Yunan komuta heyeti, Türk direnişinin sertliği karşısında şaşırmıştı. Türklerin daha büyük bir kuvvetle karşı saldırıya geçeceğini ve yan kanatlardan kuşatılacaklarını düşündüler. Ayrıca Çerkez Ethem'in Türk ordusunu arkadan vurma planının başarısız olduğunu gördüler. Kış şartları ve lojistik zorluklar da eklenince, Yunan ordusu sabah saatlerinde taarruzu durdurup geldiği istikamete (Bursa'ya doğru) geri çekilmeye başladı.
Yunan Kuvvetleri : İnsan Gücü Yaklaşık 20.000 - 25.000asker, Makineli Tüfek150+ Ağır Makineli Tüfek, Topçu 50'den fazla top
Türk Kuvvetleri: İnsan Gücü Yaklaşık 6.000 - 8.500 asker, Makineli Tüfek 40-50 civarı, Topçu : 28 civarı
I. İnönü Savaşı, bazen askeri büyüklüğü açısından küçük bir çatışma olarak değerlendirilse de, stratejik zamanlaması hayati önem taşır. Eğer bu savaş kaybedilseydi, henüz yeni kurulmaya çalışan TBMM dağılabilir, Çerkez Ethem isyanı büyüyebilir ve Milli Mücadele başlamadan bitebilirdi. I. İnönü Savaşı sadece bir savunma başarısı değildir; aslında modern Türk devletinin temellerinin atıldığı o kritik kırılma noktasıdır.
I. İnönü Muharebesi, Türk Kurtuluş Savaşı'nın askeri safhasında, Yunan Megali İdea'sına (Büyük Yunanistan Devleti) vurulan ilk ciddi darbedir. Sahada kazanılan bu askeri başarı, masa başında diplomatik zaferlere dönüştürülmüş; 1921 Anayasası ile devletin hukuki çerçevesi çizilirken, Moskova Antlaşması ile dış politikadaki en büyük müttefik sağlanmıştır. Sonuç olarak I. İnönü savaşı, yunan ordusu ve Çerkez Ethem'e rağmen Türkiye Cumhuriyeti'ne giden yolda başarılı ilk adım olmuştur.
Kaynakça
Ergün Aybars, İstiklal Mahkemeleri, İleri Kitabevi
Mustafa Kemal Atatürk, Nutuk, Türk Tarih Kurumu
Sabahattin Selek, Anadolu İhtilali, Kastaş Yayınları