Menü Beş Eylül Gazetesi
Oktay UÇAR

Oktay UÇAR

Tarih: 24.03.2026 09:37

18 MART ve ÇANAKKALE

Facebook Twitter Linked-in

        1.Dünya Savaşı içerisinde yer alan Çanakkale Savaşları, İngiltere'nin öncülüğünde, Fransızların ve sınırlı düzeyde Rusya ile Avustralya'nın katılımıyla gerçekleşmiş büyük bir harekâttır. Cephenin açılma fikri Rusya’ya askeri yardım talebiyle doğmuştur. Temel amaç, boğazları aşarak Rusya'ya lojistik destek yolu açmak, İstanbul'u ele geçirerek Osmanlı Devleti'ni savaş dışı bırakmak ve Balkan ülkelerini İtilaf Devletleri safına çekmektir. Ancak 18 Mart 1915'te gerçekleştirilen büyük deniz saldırısı, Türk savunmasının kararlılığı ve stratejik hamleleri neticesinde İtilaf Devletleri'nin ağır yenilgisiyle sonuçlanmıştır.

       İngiltere, harekâtı başlangıçta sadece donanma ile gerçekleştirmeyi planlamış; Fransa ise bölgedeki çıkarlarını korumak ve milli gururunu sarsmamak adına harekâta katılmayı kabul etmiştir. Rusya, İstanbul’un İngilizlerin eline geçmesinden endişe duysa da şartlar gereği harekâta sadece Askold kruvazörü ile destek verebilmiştir. Amiral Carden tarafından hazırlanan plana göre, önce dış bataryalar susturulacak, ardından mayınlar temizlenerek Boğaz'ın en dar noktasındaki merkez savunma sistemi tahrip edilecekti.

     Osmanlı Genelkurmay Başkanı Enver Paşa, sadece denizden yapılacak bir saldırı ile Boğaz’ın geçilemeyeceğine inanmaktaydı. Savunma planı, kıyı bataryaları ile mayın hatlarının birbirini desteklemesi üzerine kurulmuştur.

     Mustafa Kemal, 20 Ocak 1915 tarihinde Tekirdağ'da yeni kurulan 19. Tümen Komutanlığına atanmış ve kısa sürede birliğini Eceabat bölgesine nakletmiştir. 25 Nisan 1915 sabahı İtilaf Devletleri’nin Arıburnu’na çıkarma yapmasıyla, üst makamlardan emir beklemeksizin inisiyatif alarak birliğiyle bölgeye hareket etmiştir. Arıburnu çıkarması sırasında cephanesi biten ve geri çekilen askerleri durdurarak onlara "Düşmandan kaçılmaz, cephaneniz yoksa süngünüz var!" diyerek yere yatırmış ve zaman kazanmıştır. Bu sırada 57. Alay’ın bölgeye ulaşmasını sağlamış ve tarihe geçen şu emri vermiştir:

"Ben size taarruz emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum." Bu müdahale, Anzak birliklerinin stratejik tepeleri ele geçirmesini engelleyerek cephenin düşmesini önlemiştir. Savaşın kilitlendiği Ağustos ayında, İngilizlerin Suvla Koyu'na yeni bir çıkarma yapması üzerine Mustafa Kemal, 9 Ağustos 1915'te Anafartalar Grup Komutanlığına getirilmiştir.

      9 ve 21 Ağustos tarihlerinde bizzat yönettiği taarruzlarla İngiliz ilerleyişini durdurmuş ve onları sahil şeridine hapsetmiştir.10 Ağustos'ta Conkbayırı'nda gerçekleştirdiği süngü hücumuyla düşmanı geri püskürtmüş; bu çarpışmalar sırasında göğsündeki saate isabet eden bir şarapnel parçasıyla ölümden dönmüştür.

     Savaşın kaderini değiştiren en kritik olay, 7-8 Mart gecesi gerçekleşmiştir. Nusret mayın gemisi, İtilaf gemilerinin manevra yaptığı Erenköy Koyu'na, kıyıya paralel olarak 26 adet mayın döşemiştir. Bu mayınların Boğaz'a dik değil de paralel yerleştirilmesi, düşmanın temizleme taramalarından kaçmasını sağlamıştır.

      İtilaf Donanması adına Amiral de Robeck, 18 Mart sabahı donanmayı üç grup halinde saldırıya geçirdi. Queen Elizabeth ve Lord Nelson gibi ağır zırhlılar, uzak mesafeden tabyaları ve Çanakkale şehrini bombalamaya başladı. Öğle saatlerinde Fransız zırhlıları kıyıya 400 metreye kadar yaklaşarak yakın mesafeden ateşe devam etti. Türk bataryaları, gemiler 14 kilometreye kadar yaklaştığında yoğun ateşe başladı. Sis ve duman Türk mevzilerinin görünmesini engellerken, sahra bataryalarının sürekli yer değiştirmesi müttefik gemilerine zor anlar yaşatmıştır.

       Geri çekilme manevrası yapan Fransız zırhlısı Bouvet, Nusret'in döşediği mayınlardan birine çarparak birkaç dakika içinde 600'den fazla mürettebatıyla batmıştır. Hemen ardından Irresistible ve Ocean zırhlıları da mayınlara çarparak savaş dışı kalmıştır.Bu esnada, Rumeli Mecidiye Tabyası'nda görevli Seyit Onbaşı, vinci bozulan topun yaklaşık 275 kg ağırlığındaki mermilerini sırtıyla taşıyarak topa yerleştirmiş ve üçüncü atışında İngiliz gemisi Ocean'a ağır hasar vererek çekilme sürecini hızlandırmıştır.

      Gün sonunda İtilaf Devletleri donanması ağır kayıplarla geri çekilmiştir. 12 büyük zırhlının 3’ü batmış, 4’ü savaş dışı kalmış; 800 civarında insan kaybı yaşanmıştır. Türk tarafında ise toplam zayiat 79 kişidir.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —