Susurluk’ta güzel şeyler oluyor…
Önce Ramazan Serdar TOPRAKTEPE’nin kitabı çıktı ve kitaplığımızda da yerini aldı.
TOPRAKTEPE’nin kitabını okurken insan, birçok yerde satırlar arasında kendini ya da çok iyi tanıdığı insanları buluyor.
Okurken yaşıyorsun… Kah gülüyor, kah hüzünleniyorsun… Elinden bırakamıyorsun kitabı bir türlü…
Serdar Bey, kitabının yayınlanmasında desteğini esirgemeyen Susurluk Belediye Başkanı Tahsin BOZOĞLU’na da teşekkür etmeyi unutmamış.
Var birrrr! diyoruz, Ramazan Serdar TOPRAKTEPE’nin kitabına…
Bir başka kitabın hazırlığına devam ediyor Yücel KILIÇ… Yine Susurluk’u anlatacak bizlere… en güzel Susurluk fotoğrafları süsleyecek kitabın sayfalarını. Gel de imrenme Susurluk’a…Gel de Susurluk’ta yaşamak ayrıcalıktır, deme!..
Elbette bu güzel oluşumlar içerisinde, bu güzel oluşumlara destek veren Belediye Başkanı Tahsin BOZOĞLU’nun da büyük payı var…
BOZOĞLU, belediyeciliğin sosyal yönünü hiçbir zaman göz ardı etmiyor…
Bakın bazı marketlerin vitrinlerine… 50 kuruşa satılan ekmekleri göreceksiniz.
50 kuruşa 250 gram ekmek satışı yapılıyor. Tahsin BOZOĞLU da 320 gram belediye ekmeğini 50 kuruşa satıyor.
250 gramlık ekmek, Mustafakemalpaşa’dan geliyor. Benzin ya da mazot fiyatları almış başını gidiyor. Ekmeğin nakliye masrafı var… Satana ayrıca bir pay bırakılıyor ve 50 kuruşa satılıyor. Ekmeği üreten kar ediyor!..
Belediyenin ekmeğinde ise nakliye gideri de satana pay da yok. Belediye kar etmeyi düşünmüyor, sadece sosyal belediyecilik anlayışını hizmete sunuyor. O halde kimse kalkıp; “zararına ekmek üretiyor” diyemez. Zaten, bazı konularda kar göz önünde bulundurulmaz.
Kitaptan ekmeğe geçtik, çünkü ekmek kadar önemlidir kitap…
Yine Susurluk’ta yıllarını geçirmiş bir arkadaşımız Ümran ÖZTÜRK, yazdığı şiir kitabını 14 Şubat Sevgililer Günü’nde Susurluklularla buluşturacak.
Kitap, sevda kokuyor, aşk kokuyor!..
14 Şubat Sevgililer Günü … Fısıldayın sevdiğinizin kulağına:
“Çığlık çığlığa bir gecede,
Eteklerini daha bir kıvırıyorsam
Hayatın,
Bil ki bu sana olan sevdamdandır gülüm…”
HAMİŞ: Birkaç gün önce “İki Kimlik Bir Ömür” diyen Hanife Filiz ÜSTÜNDAĞLI, hani şu “Çocuk Kal” ve “Asiye” adlı yayınlanmış iki kitabı bulunan Hanife arkadaşımız, benimle bir söyleşi gerçekleştirdi.
Bu söyleşide sık sık sevgiyi dile getirdim. Saygı duymanın sevgiyi de beraberinde getireceğinden söz ettim. Aklıma 2014 yılının 7 Şubat tarihinde yazdığım bu köşe yazısı geldi. Bir kez daha paylaşmak istedim okurlarımla.
Aynı söyleşide yazarlarımızı sayarken (o heyecan ile) yayınlanmış bir kitabı olan kızım Zeynep ERGEN’in adını, Mikdat BESNİ’nin adını, yazılarını bir solukta okuduğum köşe yazarları Özkan ÇETİN’i, Serdar SARIDAŞ’ı, (önceki yazarlarımıza değinmiyorum) varsa yine adını anmayı unuttuğum bugünkü yazarlarımızdan özür diliyorum.