Cemil Yavuz

Tarih: 13.02.2026 09:41

KURT YEDİĞİ AYAZDAN MİLLET DE YOKSULLUKTAN NE ÇEKTİĞİNİ UNUTMAZ

Facebook Twitter Linked-in

“Kurt yediği ayazı unutmaz.”

Bu söz, bugün ülkenin her yeri gibi artık bütün Balıkesir’in de belleğidir.

Çünkü bu ayaz ne geçer gibi ne de çekilir gibi.

Çünkü bu, bir kış ayazı değil; bu ayaz, sofraya inmiş, cepleri delmiştir.

 

Sabah, kasvetle başlar.

Emeklinin pazarda etikete bakmaya yüzü olmaz, olsa da filesi dolmaz.

Balık tezgahına zaten yaklaşamaz.

 

Bu öyle bir ayaz ki ne kışı vardır, ne yazı, ne baharı.

Ve artık kimse bunun kader olduğunu anlatmasın.

Kimse “alışın” masalı, kimse "sabır" diye aldatmaya kalkmasın.

Kaderi de şükürü de, sabırı da

yoksulluğun yerine koymasın.

Gabar tepesinde petrol tesellisiyle, daha fazla milletin tepesini attırmasın.

 

Emekliler bu ülkenin yükünü taşımadı mı?

Yıllarca çalıştı, üretti, ödedi; kalan ömrünü insanca yaşamasın mı?

Oysa bugün karşılığında reva görülen ne?

Pazar tezgahında alamayıp, gözü kalan sebzedir.

Toruna göstermekten kaçındığı sevgisidir.

 

Normal ücret oldu, asgari ücret.

Asgari ücret oldu, normal ücret.

Asgari ücretli ülkesinde, azami çalışıyor ama azami yoksuldur.

Bu bir utanç durumudur.

Bir ülkede azami çalışan, azami yoksulsa, bu utanç, kara düzendedir.

 

Gençler hayalsiz, ümitsiz, geleceksizse bunun sorumlusu gençler midir?

Yetki neredeyse, kimlerdeyse sorumluluk orada değil midir?

Verin yetkiyi, görün etkiyi, diyenler, tutunacak dal bulamayan gençler midir?

 

Ve bütün bu kötü gerçekler ortadayken, neredeyse çeyrek yüzyıldır ülkenin başındakiler halen “rakamlar iyi” diyebilmektedir.

Oysa Balıkesirli emekli, asgari ücretli ve gençleri rakam yiyip içmiyor.

Gerçeği mutfakta, pazarda faturada yaşıyor.

 

Bu öyle bir ayaz ki herkesi eşit vurmuyor.

Mutlu azınlık gamsız, tasasız yaşarken, mutsuz çoğunluk gamla, yasla kıvranıp duruyor.

 

Var ya bu millet için yediği bu ayaz, artık unutulur gibi değildir.

Kimin kendini görmezden geldiğini artık görmektedir.

Kimin kendine sırtını döndüğünü affedecek gibi değildir.

Tek bir gücü vardır elinde, o sandığı var ya dört gözle beklemektedir.

O günü, iple çekmektedir.

 

O gün geldiğinde, tek unutmayacağı yediği ayaz olacak.

O gün boş tenceresi, dolmayan filesi konuşacak.

Ertelenmiş hayatlar, tüketilmiş umutlar,  konuşacak.

Emekliler uzun yaşadığından, düşük aylık verdiklerini söyleyen iktidar sahiplerini hatırlayacak.

Düşük aylık vermek için, pahallılığı düşük gösterenleri unutmayacak.

Yoksulluğu kaldırmak varken, onu yönetmek için kullananlardan oyları ile hesap soracak.

Kurt yediği ayazı nasıl unutmazsa, emekliler, emekçiler, gençler de altında ezim ezim edildiği bu ağır yoksulluğu unutmayacak.

 

Bu manzara bir kader değildir.

İiktidarın yıllardır inatla sürdürdüğü ekonomik siyasi tercihlerinin sonucudur.

Ancak rakamlarla süslenen başarı masalları, mutfakta kaynayan boş tencerelerin sesi bastırılamıyor. Enflasyon ve hayat pahallılığı grafikleri durmadan yükselirken, insanların başı eğiliyor.

 

Ömürler kısa ama yoksulluk uzun mu uzun.

25 yıldır iktidarda olup da millete bu ağır yoksulluğu reva görenler, seçim zamanı geldiğinde, yine bir teselli vererek, bir punduna getirip, yine kendilerini millete şirin göstereceklerini hesap etmekteler.

Yine halledeceklerini düşünmekteler.

 

Kurt sabaha erse de o ayazı nasıl yediğini, millet de ölmese de bu derin yoksulluktan ne çektiğini unutmaz.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —