Hocanın emektar bir eşeği vardır.
Zaman da daha kışın tam ortasıdır.
Eşeğin yemi ot-sap, arpa da gittikçe azalır.
Kalanını da korka korka tüketmektedir.
Hoca, her yem verişinde, çuvalı da gösterir.
Umutlandırmaya çalışsa da artık beyhudedir.
Her gelişinde verdiği yalnızca bir avuç yemdir.
Eşek ne yapsın, artık açlıktan bıçak kemiktedir.
Yine de hoca, her yem verişinde, eşeğin sırtını, başını okşar ve adeta onunla konuşmaya başlar:
"Aman benim çalışkan, fedakar bineğim!
Sakın ha açlıktan öleyim filan demeyesin!
Senin için koca bir tarlaya yonca ektim.
Sık hele sen şu dişini biraz daha.
Yaz bir gelsin, yoncalar bitsin, hepsi senin!
Lakin şimdilik biraz böyle idare edeceksin!”
Eşek artık direnemez olur açlığa, kaburgaları sayılır gün gün.
Ve çok geçmeden dayanamaz, artık sizlere ömür, eşek ölür.
Ahıra inen Hoca Nasrettin, eşeğinin nalları diktiğini görür.
Ne yapsın hoca, eğilir başına, çok üzgündür:
“Ah eşeğim, vah eşeğim!
Tam da açlığa alışmış idin!
Tam doyamasan da iyiydin.
Yazın yoncasına hasret gittin!
Ölme eşeğim ölme, demiştim!"
O gün bugündür bu masal, umutsuz, sonuçsuz bekleyişleri anlatmak için söylenir:
“Ölme eşeğim ölme, yoncalar bir bitsin!..”
*
Milletin emeklisi, dertlinin de dertlisi, memleketin en bir tanesi!
Ölme emeklim ölme, senin kaderin oldu, çile çekmesi!
Her seçimde ver yetkiyi, gör etkiyi, denildi.
Kaç yıl, kaç leylim yaz-bahar, kaç seçim geçti?
“Emekliye selam; durmak yok, yola devam!” edildi!
Hep oyalandığının artık farkında mısın?
Yoksa yüzyıllardır süren o derin uykunda mısın?
Uyandırılmaktan pek de hoşlanmamakta mısın?
Seni ne uyandırır, ne kımıldatır yerinden, bi anlatır mısın?
*
Kaç seçim o sandıkları doldurup doldurup boşalttın.
Ancak her seferinde oyalandın, yine sen topu attın!
Verip oyları milyonlarla, zammı aldın üç otuz parayla!
Orta yerde alenice sitemler ettin ama oyunu gizlice verdin!
"Yapma etme, bir düşün" deseler de yine de "Allah kerim" dedin!
Geçince seçim, zorlaştıkça geçim, yine köpürüp verdin veriştirdin.
Maalesef, önceki yıldan kalanların tamamı sonraki yıla çıkamamakta.
Geride kalanların ise umutları yine başka bahara-yaza kalmakta!
Şu anda büyük çoğunluğunuzun emekli aylığı açlık sınırının altında.
Her 10 emekliden 5’i de çalışmakta ve çalışmak da zorunda.
İktidar, emeklilere yoksulluk sınırı üstünde bir geliri yine vermedi!
Duyun da inanmayın, Allah gecinden versin, sakın hastalanmayın!
Hesapları, ileride “intibak” bekleyip de ölenlerden, kalanları çıkarıp faturayı azaltmak belki de!
Kalanlar için de üç otuz para ile, ağızlara yine bir “şerbet” çalmak herhalde!
Eyvah ki eyvah! Ne eyvah hem de.
Ah emeklim!
Boş ver sen onu bunu!
Eşek eşektir olmasa da sırtında çulu!
İnsan insandır olmasa da üstünde donu!
Geçim kalmadı ne yazık ki senin için.
Son vermek artık bu kötü düzene.
Gelsin şu sandık, konsun önüne.
Yaşamak elbet hakkın senin de.
Ölme emeklim ölme!
Not:
CHP Genel Başkanı Özgür ÖZEL, 16 Ocak cuma(bugün) Ankara'da emeklilerle bir araya gelmekte.
CHP milletvekilleri, emekli aylıkları yükseltilene kadar, meclisi terk etme